05 03 2009

52gün sevdim istanbul......

Elli iki gece sevdim İstanbul’u.Sonra… hep bildiğimiz masalların sonu gibiydi işte Yıkık ve sancılıydı! ‘’Ağrısı yeni dinmişken acılarımınYeni ağrılar arıyorum kendime.Uzaktaydı o,Hiç sahip olamadığım şehrin tek ağrısıydı.İçimin en katı yerinde adının katilliği sıralanmıştıBen hüznümle yüzümü kirletiyordum O ise şehrin tenhalığına kaçan otobüs camlarına kazıyordu/kahramanlığını…Ellerinin buğusuna binlerce kez sürmüştüm saçlarımı,Ama o hep giden olmuştu,Bense defalarca kalan…Islak mumun alevi çözüyordu karanlığın katılığını.Nelere yürek gerek germiştim bir zamanlar.Bir zamanlar ölümün gergefine asmıştım sesimi.Şimdiyse hiç kimsenin konuşmadığı dillerde susmayı deniyorum.Bütün kelimeler düşlerime takılıyor.Avaz avaz yokluk tüketiyorum.Maviye dönüşüyorken umutlarım,Vesikalık acılara sığdırıyordum yüzümün koyuluğunu.Aklıma astığım adreslerin hiç biri ona çıkmıyordu.Ona çıkan bütün yollar bana kilitliydi.Ona kaçarken kendimden düşüyordumÖlüyordum satır satırBüyümüşlük söküyordum şairlerin gürültü sessizliğinden.Boşluğumdan kaçan trenlere yükledim kimse’sizliğimiGözlerimden sızdı kentin bütün küflü yağmurları.O gidendi kahramanlığıylaBense, kalandım sahte şairliğimle!(Yasemin Yıldırım)... Devamı

Üzerime gel ve sağ tıkla